Kahve ve bir şeyler
Boyunu, sütünü seç; bir de kurabiye.
Can I get an oat latte, please?
Kelimeleri biliyorsun, kuralları da. gtalk sana yenilerini ezberletmez; bildiğin İngilizceyi ağzından çıkarmanı sağlar. Günde birkaç dakika, kendi seviyende, gerçek hayattan sahnelerle.
Bunu İngilizce söyle
Bir kahve alabilir miyim?
Söyledikçe kelimeler açılır
Okuyunca anlıyorsun.
Dinleyince çözüyorsun.
Ama sıra sana gelince…
Konuşma başladığında kafanda önce Türkçe kuruyorsun, sonra çeviriyorsun, sonra da çoğu zaman vazgeçiyorsun. Bu bir bilgi eksikliği değil; hiç çalıştırılmamış bir kas. Kas da ancak çalıştırılarak güçlenir.
gtalk aradaki çeviri adımını eritir.
Cevabı önüne koymuyoruz. Cümleyi sen kuruyorsun; doğru söylediğin her kelime ekranda kendiliğinden açılıyor.
Türkçe bir cümle belirir. Ne demek istediğin zaten belli; tek iş, onu İngilizce söylemek.
Birkaç saniyen var. Uzun uzun çevirmeye vakit yok, tıpkı gerçek bir sohbette olduğu gibi.
Doğru söylediğin kelimeler tek tek açılır. Cevabı okumazsın, kendin üretirsin.
Takıldığın yerde doğal telaffuzu dinle, durdur, tekrar dene. Hata yapmak işin parçası.
Her sabah yürüyüşe çıkarım.
“Amaç çeviri yapmak değil. Bir gün düşünmeden konuşmak.”
Kafede sipariş vermekten iş görüşmesine, gün içinde karşına çıkabilecek konuşmaları önce burada prova et. Ezber cevap yok; kendi cümlenle konuş.
Kafede sipariş vermekten iş görüşmesine, gün içinde karşına çıkabilecek konuşmaları önce burada prova et. Ezber cevap yok; kendi cümlenle konuş.
Boyunu, sütünü seç; bir de kurabiye.
Can I get an oat latte, please?
Yeri tarif et, süreyi sor, kartla öde.
How long will it take to get there?
Bagajını ver, kapıyı doğrula.
Is this the right gate for Lisbon?
Deneyimini ve hedeflerini anlat.
I've been leading a small team for three years.
Rezervasyonu doğrula, kahvaltıyı sor.
What time is breakfast served?
Ne zamandır, nerende ağrıyor, anlat.
I've had a headache since yesterday.
Selamlaş, kendinden bahset.
So, how do you know Emma?
Menüyü sor, özel isteğini söyle.
Could I have it without onions?
Hafta sonu planın, sevdiğin dizi, yarınki toplantı… İstediğin konuyu aç, gtalk seninle sohbet etsin. Takıldığında cümleyi senin yerine kurmaz; yolu gösterir.
Ne diyeceğini bilemediğinde bağlama uygun öneriler belirir.
Düşünmek için dur, istediğin kadar yeniden dene.
Sohbet senin cevaplarına göre şekillenir; ezber diyalog yok.
Hangi cümle daha doğal olurdu, konuşma bitince görürsün.
Saat ayırmana gerek yok. Günün arasına sıkışan birkaç dakika, düzenli olunca yılın sonunda binlerce kurulmuş cümle demek.
Dünkü kalıpları tazele.
12–15 kısa adımda yeni yapılar.
Gerçek hayattan bir sahne.
Aklına gelen her konu.
Bugünün hedefi: 1 kısa pratik
Satış, teknoloji, mimarlık, turizm… Her departmana kendi senaryoları, kendi kelimeleri. Çalışanlar günde birkaç dakika, kendi telefonlarından.
Konuşarak İngilizce pratiği yaptığın bir uygulama. A1'den başlayan konuşmalı dersler, gerçek hayat senaryoları ve serbest sohbet aynı yerde. Amaç sana daha çok kelime ezberletmek değil, bildiğini rahatça söyletmek.
Evet. Dersler A1'den, çok kısa cümlelerle başlar ve seviyen arttıkça uzar. Takıldığında doğru söyleyişi dinleyip yeniden deneyebilirsin.
Evet, ama soğuk bir robot gibi değil. Söylediğini anlar, sohbeti doğal biçimde sürdürür ve hata yaptığında seni yargılamaz.
Ücretsiz başlarsın, kart bilgisi istenmez. Bazı dersler ve sınırlı konuşma pratiği ücretsizdir; tüm içerik için Premium'a dilediğinde geçebilirsin.
Evet. İptal ettiğinde dönem sonuna kadar Premium'u kullanmaya devam edersin; sonrasında yenilenmez ve ücret alınmaz.
Evet. Konuşmanın anında anlaşılıp yanıtlanabilmesi için stabil bir bağlantı gerekir.
İngilizcen kafanda kalmasın. Önce burada söyle, sonra dışarıda rahatça kullan.
Ücretsiz başla · Kart bilgisi istemez